Hastabakıcılar, güvenlik, temizlik ve veri giriş personeli kimsenin aklına gelmiyor!

Sağlık emekçisi arkadaşımızın pandemi dönemi isyanını ve seslenişini aktarıyoruz:

Testi pozitif veya semptom gözeten hasta, hastaneye geldiğinde doktor muayene eder. Hemşire ilaç ve serum tedavisine başlar. Hastayı servise personel götürür. Bir nevi hastaya refakatçi olur. Kan mı alınacak, personel götürür. Röntgen mi çekilecek, personel götürür. BT mi çekilecek, personel götürür. Yatak mı değişecek, personel değiştirir.

İstese de istemese de hasta ile birebir temasa girer. Ama gel gör ki hastabakıcılar, güvenlik, temizlik ve veri giriş personeli kimsenin aklına gelmiyor. Bu personellerin hiçbiri mi temasla covid olmadı? Bunlar arasında hiç mi can kaybı yaşamadı sanılıyor. En çok hastaya temas eden, temas etmek zorunda olan sağlık işçileri. Belli ki hakkımız sadece sözde teşekkür etmekle kalacak. Gerçi ona bile lüzum gören olmadı. Bizi bizden başka kimse anlamayacak.

Pandemide ek ödeme ücretleri dağıtılırken “sağlık personeli” sayılmıyoruz, ama izinler iptal olunca sağlık personeli oluyoruz. Bir de bu aralar idareler işçiler ile çok uğraşıyor.

657’li en düşük memur ne alıyorsa yeni imzalanacak olan TİS’nde bu dikkate alınsın diyoruz. Bizi halâ asgari ücretle çalıştırmak istiyorlar. YHK ile tehdit ediyorlar. Hükümet bir şey çıkartır, KHK’yı uzatır diye bekliyorlar. Devam eden sözleşmelere dahil etmiyorlar, etmek istemiyorlar. Kadro aldığımızı, kadrolu olduğumuzu kabullenemiyorlar.

Aralık 14’te alacağımız 13 günlük tediye zorlarına gidiyor, alacağımız 900 TL’de gözleri var. Kasım 14’de sosyal farklarını alamayan kurumlar var. Devam eden sözleşmeden doğan kistelyevmiye hesabını bilmeyen, anlatınca da “olur mu öyle şey, kistelyevmiye de neymiş artık saçmalamaya başladınız!” gibi ifadeler kullanan idarecilerin, mobing, baskı ve yıldırma politikaları devam ediyor.

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir