Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın mücadelemiz!

Bugün Mecidiyeköy’de yaptığımız basın açıklamasının tam metnidir.

Burada İstanbul’da pandemi döneminde en ağır yükü taşıyan kadınlar olarak toplandık.

İstanbul’un büyük otellerinde gece gündüz sağlıksız koşullarda, düşük ücretle çalışan kadın işçiler olarak buradayız.

Farklı işkollarında çoğu zaman sigortasız, güvencesiz, düşük ücretli, her türlü şiddete, cinsel tacize açık çalışan kadınlar olarak buradayız.

Okuyup bir meslek edinmiş, ama yine de işsiz kalmış kadınlar olarak buradayız.

Bu koca şehre göç etmiş, mülteci konumunda olan, farklı diller konuşan kadınlar olarak buradayız.

Bu yıl 8 Mart’ta grev ve direniş alanlarında her zamankinden daha fazla kadın işçi var.

Pandemi döneminde “Evde Kal Türkiye” derken bizleri neredeyse fabrikalara kilitleyip çalıştırdınız. Birçok arkadaşımızı koronadan kaybettik.

Kısa çalışma ile bizim paramız olan İşsizlik Sigortası fonunu patronların hizmetine sonuna kadar açtınız.

Sonra da ücretsiz izin zorbalığını getirdiniz!

İşsizlik devasa boyutlar alırken bir yandan da çalışmakta olanlarımızın iş yükü arttıkça arttı.

Pandemi bahanesiyle sağlık, temizlik, gıda gibi yaşamın devamını sağlayan, bakım emeğine dayalı kadın ağırlıklı sektörlerde asgari ücretle üç işi bir kadına yaptırdınız.

Kötü koşullara itiraz edeni ücretsiz izin süreci sonunda ya da Kod29’la işten çıkardınız. Elbette bu konuda patronları denetleyecek her hangi bir kurum ya da yasa yoktu. Bizler yasaların kimler tarafından ve kimin yararına çıkarıldığını biliyoruz.

Ahlak sözcüğünü ağzından düşürmeyen ama ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan sizlersiniz! Sizin kod 29’unuz batsın!

Migros depoda çalışan, buradaki koşulları ve amirlerin tacizlerini teşhir eden arkadaşlarımız da kod 29 iftirası ile işten çıkarıldı! Türkiye’de tüm kadınları Migros patronu arkadaşlarımızı işe iade edene, A101 patronu bu market zincirindeki koşullara karşı mücadele eden arkadaşlarımızın taleplerini karşılayana kadar bu gündemleri takip etmeye, bu market zincirlerine karşı seslerini yükseltmeye, tavırlarını göstermeye davet ediyoruz.

Sinbo’da, SML Etiket’te, Migros’ta, A101’de ve daha pek çok işyerinde mücadelelerini yükselten kadın işçi arkadaşlarımıza, üniversitelerin niteliksizleştirilmesine ve geleceksiz bırakılmaya karşı mücadelelerini yükselten tüm öğrenci gençleri temsilen atama-kayyum rektöre karşı mücadelelerinden vazgeçmeyen Boğaziçi üniversitesi öğrencisi genç kadın arkadaşlarımıza selam gönderiyoruz.

Pandemi döneminde bizler hem işte hem evde çok çalıştık. Büyük kayıplar yaşanan bu dönem, gereken ciddiyetle yönetilmedi! Sizin çocuklarımızı, yaşlılarımızı eve hapsetmekten, işçileri ölesiye çalıştırmaktan ibaret pandemi yönetiminiz batsın!

En ufak işçi eylemine pandemi bahanesi ile müdahale ederek bastırdınız. Yaptığınız parti kongrelerinde, kapalı salonların tıklım tıklım olmasıyla övündünüz. Kafe-Bar çalışanları Müzisyenleri görmediniz tedbirleri alıp mekanları açmadığınız gibi hiçbir destekte bulunmadınız. Sizler kongreleriniz ile övünürken bu sektörlerde her gün intihar haberleri geliyor her gün ikişer üçer ölüyorlar İki yüzlülüğünüz batsın!

Her gün en az üç kadının katledildiği, faillerin kahraman ilan edildiği bir ülkede bizler yaşam hakkımızı savunuyoruz! İstanbul sözleşmesini uygulamayarak erkek şiddetine göz yuman, kadınları şiddet dolu bir yaşama mahkum etmeye çalışan erkek egemen düzeniniz, o büyük Türkiye erkekliğiniz batsın!

Din adına her gün ne kadar yaşlı adamın ne kadar küçük kızla evlenebileceğini ilan ederken, küçük kız çocuklarının, kadınların yaşam hakkını dile getirmeyen, dini tekeline almış bir takım adamların anlayışları batsın!

Bize kıyafetimize göre edepsiz diyen, şallı diyen, her sıfatı takan, bize konu mankeni diyen, kıyafetimize göre okuma, çalışma hakkımızı tartışmaya açan anlayışlarınız batsın!

Bizim cepheye de eleştirilerimiz var!

Sendikaların eşdeğerde işe eşit ücret mücadelesi vermesi için;

Kadın işçilerin her yerde sendikal haklarını kazanıp kullanabilmesi için;

Toplu sözleşmelere kadın taleplerinin yansıtılması ve bunların kadın işçi talebi olarak görünür kılınması, genel talep içinde eritilmemesi için;

İşyerlerinde cinsel tacize, şiddete maruz kalmamak için;

Ücretsiz kreş hakkı için;

Sendikalarda, erkek egemen örgütlenme düzenine ve anlayışına son vermek için;

İşçilerin siyasi yapılarında da kadınların eşit temsili ve söz hakkı için;

Çağrı yapıyor, mücadele ediyoruz!

Yaşasın 8 Mart!

Bu baskı ve sömürü düzenine karşı kadın işçiler siyasal mücadeleye!

Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın mücadelemiz!

Ve buradan
Kafe Bar direnişini
Selamlıyoruz!

Otel ve Turizm İşçileri Sendikası
Emek ve Adalet Platformu Kadın Grubu
İşçinin Kendi Partisi’nden kadınlar
Kadın İşçi İnternet Gazetesi

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir