Baraj Sahtekarlığı

Şadi Ozansu

Kenan Evren’in 12 Eylül Anayasasından bu yana neredeyse 40 yıl olmuş. Bu yüzde 10 gibi dünyanın en adaletsiz barajlı seçim sistemine hiçbir iktidar dokunmamış ve bu 40 yılın yarısı da AKP hükümeti altında yaşanmış. Yani Türkiye’de hiçbir parti aslında “demokrasi” istemiyor. İsteseler bu barajı değil bugün 40 sene önce kaldırabilirlerdi.

Kenan Evren bunu koalisyon olmasın ABD’deki gibi iki parti rejimi olsun diye istemişti. Daha sonra vazgeçeceklerdi ama bu kez de Kürtler seçilir diye yıllarca kaldırmadılar. Kürtlerin baraj sorunu ortadan kalkınca da bu kez küçük partilerin hepsi büyük partilere oy vermek zorunda kalsın diye sürdürdüler. Ama şimdi kendilerinin (yani MHP’nin) barajın altında kalacağı anlaşılınca 40 yıl sonra ilk defa barajı tam MHP’ye uygun bir şekilde yüzde 7’ye indirmeye karar verdiler. Görülüyor ki bu kararın da “demokrasi” ile uzak yakın hiç alakası yok, amaç MHP’yi sokakta bırakmamak!

Oysa biliniyor ki yüzde 10’luk seçim barajı zaten CBHS ile fiiliyatta zaten yüzde 50+1’e yükseltilmişti. Bu sistemle seçilecek olan partilerin milletvekillerinin hükümete girebilme imkânı dahi ortadan kaldırılmıştı.

Biz İşçinin Kendi Partisi (İKEP)  olarak demokrasi düşmanı yüzde 10 barajına hep karşı olduk ama aynı şekilde yüzde 7 gibi bir baraja da şiddetle karşıyız. Bu MHP’yi parlamentoya sokmak adına yapılmak istenen girişimin bir demokratikleşme adımı olduğunu da zaten iktidar dâhil hiç kimse iddia etmiyor. Bu ülkede günün birinde eğer gerçekten demokratik seçimler gündeme gelebilecekse bunun yolunun öncelikle CBH Sistemine son verecek bir egemen Kurucu Meclis Sistemi olması gerektiğini söylüyoruz. Böyle bir sistemde hiçbir baraj olmaz, kurulu her parti seçimlere katılabilir, her parti nispi temsil koşullarında aldığı oy oranında milletvekili elde eder. Televizyonlar ve radyolar kurulu bütün siyasi partilere ve bağımsız adaylara eşit söz hakkı vermek zorunda olmalılar. İktidar partilerinin söz hakkı kadar muhalefet partilerinin herbirinin de özgürce propaganda imkânı olmalıdır. Zaten eşitsiz propaganda koşullarında gerçek bir seçim olamayacağı gibi demokrasi de olamaz. Tabii böyle demokratik bir egemen Kurucu Meclis seçimi için de şimdiden büyük bir kitle çalışması başlatılmalıdır. İktidar partilerinin kendi kararlarıyla gündeme getirmiş oldukları bu yüzde 7’lik baraj önerisi tartışmayı bu alana çekmemize imkân tanıyacağı gibi birleşik, çoğulcu bir emek siyaseti yönünde yaptığımız BİRLİK çağrılarının güçlenmesine de katkı sunacaktır.

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir