Barınamıyoruz Hareketi: Gidişata Dur Demek, Cüreti Kuşanmak İçin

Hüseyin Arif Sarıyaşar **

Dünyanın çarkları çok ama çok uzun süredir birilerinin mülksüzleşmesi ve birilerinin bu mülksüzlükten refah devşirmesiyle dönüyor. Kapitalist modernitenin koşulları da emekleme aşamasından beri evsizleştirmeyle toplumları dizginliyor. Bundan nasibini almamış bir 21. yüzyıl gençliğinden bahsetmek tam bu noktada kaçınılmaz olurdu elbette. Türkiye’de son yıllarda görünürlüğü daha da yakıcılaşan yoksullaşma, borçlulaştırma 2021 güz dönemine girerken ortaya çıkan fahiş fiyatlarla iyice katmerlenmiş oldu. Bu kira/konut krizi, en görünür olarak 2 yıllık pandemi arası ardından güz döneminde okula dönmeyi uman gençleri etkiledi. Barınamıyoruz Hareketi bu bağlamda bu düzenin gidişatına yurdun her tarafından yükseltilen bir itirazın adı oldu.

2021 yılının Boğaziçi Direnişi, yoksulluğa karşı eylemler ve İstanbul Sözleşmesi’ni savunan eylemlerle çalkalanmış olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye’de uzun süredir kuşanılmayan bir cüretin açığa çıktığını söyleyebiliriz. Bu süreçte Barınamıyoruz Hareketi ile de biz gençlerin süreçteki etkinliğinde gözle görülür bir öncülüğü var. Artık, uzun yıllardan beridir görmediğimiz siyasal öğrenci hareketliliğindeki artış bizi mahkum etmek istedikleri rezil geleceğe karşı yoğunlaşmış, kaçınılmaz bir isyan olarak karşımıza çıkıyor. Bu amillerle, Barınamıyoruz Hareketi barınma ihtiyacında keskin bir şekilde görünürleşen gençlik itirazının da bir sesi, gençler için mücadele alanı açan yeni bir hareket oldu.

Bu hareket ile evsiz/yurtsuz bırakılan gençlerin ücretsiz yurda, barınma haklarına ulaşmanın gerekliliğine işaret ederek parklarda nöbetler tuttuk, forumlar yaptık, iletişim/dayanışma ağları geliştirdik, gençliğin yurtlardaki rezil koşullarına karşı isyanına ses olduk. Ve yine meclisin bütçe tartışmalarında hatırlatıcı olması için “bizi görmezden gelemeyecekseniz” demeye, bize dayatılan rezil geleceğe karşı isyanımızı örgütlemeye Ankara’ya yola koyulduk. Bu rezil gelecek kaygısı Ocak’ta bir gencin daha canını aldığında, devletin cemaat ve özel yurtlarla taşere ederek ikame ettirmeye çalıştığı barınma hakkımız için öfkemizi İstiklal Caddesinde dile getirdik. Enes Kara bir vakıf/cemaat yurdunun koşulları, onu mahkûm etmeye çalıştıkları bu gelecek eliyle öldürüldü, biz de o ve yüzlercesinin sesi olmaya çalıştık. Bu süreçte devlet ve kolluk gücü, gençlerin haklı ve örgütlenebilir öfkesinden korkmuş olacak ki bu süreçte karalamalardan gözaltı ve burs kesmelere kadar her alanda bir takım engeller çıkarmak için uğraştı. Aynı on yıllardır emeğin özgürleşmesi için mücadele veren hareketlere olduğu gibi. Türkiye devrimci hareketi ve mücadeleci işçi hareketleri de, devletin ve mevcut siyasal iktidarların halkı mahkûm etmeye çalıştığı geleceğe itiraz ederken aynı yıldırma politikalarıyla karşılaşıyor. Biz yoksullukta, dirençte ve mücadelede çeşitli hareketlerle eşitlendiğimizi görerek bu yıldırma politikalarının işlemeyeceğini de işaret ediyoruz. Nitekim barınamıyoruz nöbetlerinin sürdüğü vakitte aynı isyanı dile getiren atık kağıt toplayıcısı dostlarımıza destek olduğumuz gibi Migros depo işçilerinin de yanında olduk. Çünkü bu mücadele, gidişata dur demekten, direnenlerle direnmekten geçiyor.

Bir noktaya daha değinmek gerekirse, bugün hususi Türkiye koşullarında okuyanların büyük çoğunluğu işçileşmekte. Geçimini sağlamak için birçok okuyan genç çalışmak zorunda. Hatta Barınamıyoruz Hareketi hattına gelen birçok iletide barınmayı karşılayamadığı için okulu dondurmaktan, yalnızca çalışmaktan bahseden dostlarımız var…

Ezcümle,  bugün gençlerin itirazı emek hareketinden tüm toplumsal kesimlere “rezil bir geleceğe boyun eğmemek” mücadelesinde buluşarak tecessüm etmiştir. Barınma/konut krizine verdiğimiz dayanışma ve mücadeleyi önceleyen hareketimizle bu isyana Barınamıyoruz Hareketi olarak bir soluk daha kazandırdık ve sürdürüyoruz, o kadar.

* Bu yazı İKEP merkezi bülteni Paydos’un Nisan 2022 tarihli 2. sayısında yayınlanmıştır.

** Öğrenci

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir