Fransa Bağımsız ve Demokratik İşçi Partisi Bildirisi

10 Nisan 2022, saat 22.00

Seçimin 1.Turunun Akşamı

Başkanlık Seçiminin ilk turunun göze çarpan üç olgusu şunlar oldu: Macron’un hem kendinin, hem politikalarının reddi, özellikle işçiler, yoksul halk kesimleri ve gençler arasındaki yüksek seçime katılmama oranı ve aşırı sağın oylarındaki artış.
Medyaların boşa gitmemesi gereken “faydalı oy” diye adlandırdıkları olguysa, giderek daha fazla bonapartistleşen V. Cumhuriyet kurumlarının adayların arasından en fazla üçünü öne çıkarıp diğerlerini ezip geçmesinden başka bir şey değildir.
Buna rağmen Macron bir kez daha azınlıktır: Kayıtlı her beş seçmenden dördü oylarını ona kullanmayı reddettiler. Bazıları hiç oy kullanmayarak, bazıları da başka adaylara kullandıkları oylarla bunu gösterdiler. Emekçiler ve gençler gerek Macron’un gerekse ondan önceki hükümetlerin politikalarıyla kesin kopuş arzularını dile getirdiler.
Bu arzu pekala seçimlerin ikinci turu için işçi hareketinin tarihinden gelen partilerin ortak bir adayını seçmeleriyle de gerçekleşebilirdi. Mevcut durum bölünmenin sonucudur.
Zaten bu bölünmeyi; hastaneler, okullar ve tüm kamu hizmetleri pandemi yüzünden nefes alamaz haldeyken 19 Mart 2020 tarihinde Millet Meclisinde bu tarihsel partiler 343 milyar avroyu çalışanları işten atmaları ve spekülasyonda kullanmaları için kapitalistlere ikram etmeyi diğer burjuva partileriyle birlikte oyladıklarında halkın kafasını karıştırarak güçlendirmişlerdi. Bu bölünme son haftalarda gene bu partilerin Avrupa Parlamentosunda üstelik ard arda iki kez savaş harcamalarını baş döndürücü miktarlarda arttırmayı ve bunun bedelini de emekçilere zorla ödettirmeyi oyladıklarında daha da güçlendi.
Bölünme, grevlerde olduğu gibi seçimlerde de sömürülenlerin ve ezilenlerin kazanmasını yasakladı. İkinci tura Macron’la Le Pen’i getirmenin sorumluluğunu bu bölünmeyi yaratanlardan sormak gerekir.
Birinci turun akşamında her şey çok açıktır, şöyle ki: Marine Le Pen’e tek bir emekçi ve genç oyu gitmemelidir. Le Pen gericiliktir, göçmen ya da göçmen olmayan işçiler arasında bölücülüktür. Aşırı sağın uğursuz gölgesini üzerinde tutan hiç bir hükümetin inşasına ülkemizde işçi sınıfı izin vermez.
Birinci turun akşamında “Sol”un bazı yöneticileri aceleyle Macron’a ikinci turda oy çağrısı yaparak bunun kendilerine göre “demokrasi için bir savunma hattı” olduğunu ileri sürdüler. Oysa bunu 2017’de de söylemişlerdi. Nitekim bunun sayesinde Macron beş yıl boyunca emekçilere, onların haklarına ve özgürlüklere en sert darbeleri indirdi!
Emekçiler! Sizin kendi sınıf mücadeleniz, kendi örgütünüz, talepleriniz için vereceğiniz kendi kavganız demokrasinin savunulması için tek dayanaktır. Örgütlerinizle bir araya geldiğinizde sadece demokrasiyi korumanın da ötesinde bir avuç sömürücü ve spekülatörün değil emeğiyle geçinen muazzam çoğunluğun ihtiyaçlarına uygun bir politikanın yolunu da açacak tek güçsünüz.
Emekçiler! Örgütlü mücadeleciler! Gençler! En büyük kavgalar hala önünüzdedir!
Demokrasiyi savunmak için, iş için, barış için, özgürlük için, sosyal güvenlik için, emeklilik hakları ve bütün toplumsal kazanımlarınız için, okul için, hastaneler ve bütün kamu hizmetleri için, fiyat artışlarının dondurulması için Bağımsız ve Demokratik İşçi Partisi’nde örgütlenin!

Seçimlerin iki turu arasında bu bildiride ileri sürülen görüşleri tartışmak üzere Bağımsız ve Demokratik İşçi Partisinin (POID) komitelerinin ülke çapında çağrısını yaptıkları Meclislere katılın!

Fransa Bağımsız ve Demokratik İşçi Partisi (POID)

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir