2023: İşçilerin ve Emekçilerin Yılı

Cemal Bilgin

2023 işçi ve emekçi sınıfı için hak mücadelesi verenlerin yılı olacaktır.

Ülkemiz maalesef kimlik siyasetleriyle birlikte sınıf siyasetinin zayıfladığı bir yere dönüşmüştür. Yaşadığımız haksızlıklar ve hukuksuzluklar bütün işçilere ve emekçilere eşit değmektedir ancak bizi kimliklerimizle ve yaşam tarzımızla bölerek farklı siyasetlere yönlendirmeye çalışıyorlar. Hak ve hukuk mücadelesi bütün ezilenler için ortak noktadır ve işçi emekçi sınıfı bu noktada birleşerek kendilerine dayatılan bu oyunu bozacaktır.

2023 bu mücadelenin güçlenerek büyüyeceği yıl olacaktır

Hak mücadelesi verenler kim olursa olsunlar, hangi kimlikte olursa olsunlar, patronların zulmüne uğruyorlar. Patronlar kendi çıkarlarına zarar veren her türlü gayreti bastırmaya çalışıyor. Patronlar gücünü, bölünmüş ve paramparça edilmiş olan işçi sınıfının, zayıflığından alıyorlar. Hak mücadelesi veren emekçiler bir araya geldiklerinde karşılarında durabilecek bir patron düzeni olamayacak.

Hak mücadelesi veren işçiler, elinde devlet, para ve medya gücü bulunan patron iktidarı tarafından hemen hain ya da terörist ilan ediliyorlar. Aslında hain ve terörist kimdir? İşçilerin rızkını çalan ve haklarını vermeyenler mi yoksa işçi sınıfının hakları için mücadele verenler mi? Sendikalarda birlik olan ve siyasette gücünü gösteren işçi sınıfını hain ve terörist ilan edemeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Alevlendirilen kimlik siyasetlerinin arkasında yatan gerçek budur.

Bize dayatılan ve sefalet düzeyinde ücretlerle yaşamamıza neden olan bu düzeni değiştirmek için öncelikle birleşerek mücadele edebileceğimize inanmamız gerekiyor. Hem birleşebileceğimize, hem zafere ulaşabileceğimize, hem de siyaseti ve sefalet düzenini değiştirebileceğimize inanmak zorundayız. Eğer gücümüze inanırsak ve cesaretle mücadele edersek kazanacak olan bizleriz.

Patronlar bütün kimlik farklarına rağmen tek bir sendika altında buluşabiliyorlar. İşçi sınıfının kazanımlarına karşı el birliği yaparken hiçbir anlaşmazlığa düşmüyorlar. Kamu gücünü de yanlarına alarak bütün güçleriyle işçilerin mücadelesini bölmeye ve ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Çünkü patronlardan birisi kaybederse hepsinin kaybedeceğini çok iyi biliyorlar. İşçi sınıfının mücadelesine bütün güçleriyle saldırmaları bundandır. Çıkarları ortak, ve düşman gördükleri ise sömürdükleri işçiler, emekçiler ve mazlum halklardır.

İşçi sınıfının ise bir sürü sendikası ve konfederasyonu var. Her konfederasyon ayrı kimlikte işçilere ve emekçilere sesleniyorlar. Bu konfederasyonlar işçilerin, emekçilerin ve mazlum halkların en basit ve anlaşılır talepleri için bile birleşmiyorlar. Biz işçiler ve emekçiler olarak işçi sınıfının aidatlarıyla saltanat süren ve palazlanan bu insanların kapalı kapılar arkasında neler yaptıklarının ve neler konuştuklarının farkındayız çünkü yaptıklarına baktığımızda işçi sınıfını hiç umursamadıklarını görüyoruz.

Mevcut sendikalarda ve işçilerin etkili bir denetimi yok ayrıca; bu sendikaların işçi sınıfını bölen siyasetle de bir meseleleri yok.

Sınıfın geleceğini değil kendi ikballerini düşünüyorlar

Bizlere sefalet zamları reva görülürken işçi dostu görülen bu sendikalar göstermelik tepkilerle günü kurtarmaktan ve aidat düzeneklerini korumaktan başkasını düşünmüyorlar.

İçinde yaşadığımız sendikal düzen değişmedikçe ve işçi sınıfı birleşerek siyasette anlamlı bir varlık göstermediği müddetçe bizim payımıza sefalet, açlık yoksulluk düşmeye devam edecek. Birlik olabilen zenginler ise zenginliklerine zenginlik katmaya devam edecekler.

İşçi sınıfı ve sendikaları birleşmedikçe, ortak hareket etmedikçe, savaşlardan ve enflasyondan en çok zararı yine işçiler ve emekçiler görmeye devam edecek. Patronların payına refah ve bolluk içinde yüzmek düşerken bizim payımıza ölümler, acılar ve zamlar düşecek.

İşçi sınıfı olarak farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görmeli ve haklarımız için birlikte mücadele etmeliyiz.

Patron iktidarının oynanmış rakamlarla ilan ettiği enflasyon değerleri üzerinden işçilere, emekçilere ve emeklilere reva gördüğü son sefalet zammı bir daha göstermiştir ki mücadelelerimiz birleşmeden ve ortaklaşmadan güçlü olamayız.

Hep birlikte bize dayatılan koşullara ve zamlara karşı genel grev ve genel direniş ilan edelim! Bağımsız sınıf siyasetinde var olalım, cesaretimizi ve cüretimizi ortaya koyalım!

Bizim için başka bir çıkış kapısı yok. Hep birlikte 2023’ü işçilerin ve emekçilerin yılı yapalım!

Yaşasın işçi sınıfının ittifakı!

* Bu yazı İKEP merkezi bülteni Paydos’un Ocak 2023 tarihli 11. sayısında yayınlanmıştır.

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir