Enflasyon Kime Yarıyor?

Cem Somel

Türkiye 1980-2000 yıllarını enflasyonla geçirdi. 1981-1990 yıllarında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yıllık ortalama artış oranı yüzde 46, 1991-2000 yıllarında yüzde 77 oldu. Sonunda 1990’ların sonunda devlet borç faiz ödemeleri arta arta vergi gelirlerinin tümünü yutma tehlikesi baş gösterince, hükümet mecburen bir istikrar programı uyguladı. Ama siyasetçiler yirmi yıl enflasyon oranını düşürmeğe girişmedi.

Sebebi gayet basit: Yüksek enflasyonlu ekonomide reel ücretleri-maaşları azaltmak kolay oluyor. Diyelim ki ülkede enflasyon oranı yılda yüzde 70. Yılbaşında asgari ücreti saptadıktan sonra fiyat artışları asgari ücreti azar azar yer, yılın sonunda asgari ücretin satın alma gücü yılbaşındakinin yüzde 59’una düşmüş olur (100/170=0.59). İşçiler yıl boyu kemer sıka sıka bir hâl olur. Ertesi yılın başında egemenler şayet asgari ücreti önceki ayarlamaya kıyasla reel olarak mesela yüzde 20 azaltmağa karar verirse asgari ücreti yüzde 36 artırdığını müjdeler. Asgari ücretle geçinen işçiler, ücretin bir yıllık enflasyon oranında artırılmadığını pekâlâ görmelerine rağmen tüketimlerini yıl boyunca kısmağa alıştığından yüzde 36 zamlı ücreti alınca rahatlar; örgütlü protestoya yönelmez. Bu psikolojik oyunla egemen sınıf yüksek enflasyonla reel ücretleri-maaşları büyük oranlarda azaltabilir.

Egemen sınıf enflasyon oranının düşük olduğu ekonomide bunu yapamaz. Enflasyonun yüzde 5 olduğu bir ekonomide egemenler asgari ücreti zam oyunlarıyla mesela yüzde 10 veya yüzde 20 azaltamaz. Enflasyon oranı yüzde 5 ise, asgari ücret tespit komisyonu yıldan yıla asgari ücretin satın alma gücünü en çok yüzde 5 azaltabilir (asgari ücrette hiç değişiklik yapmazsa reel olarak yılda yüzde 5 azalır). Enflasyon oranı yüzde 5 iken reel asgari ücreti yüzde 5’ten yüksek oranda azaltmak için onu TL olarak azaltmak gerekir. Bu “müjde” diye sunulamaz. İşçiler bunu sineye çekmeyebilir.

Yüksek oranlı enflasyonun başka bir etkisi, mülk gelir sahiplerinin gelir vergi yükünü hafifletip emek gelir sahiplerinin vergi yükünü artırmasıdır. Emekçilerin ücretleri-maaşları TL olarak yükseldikçe gelir vergi cetvellerinde giderek daha yüksek gelir dilimlerine girer ve daha yüksek oranda vergilendirilir. Mülk sahipleri ise gelir vergilerini ertesi yılın Mart ayında verdikleri gelir beyanına göre ödediği ve onu da taksitle ödediği için gelirin kazanıldığı dönemle verginin ödendiği dönem arasında ortalama bir yıllık gecikme olur; bu gecikme nedeniyle ödedikleri gelir vergileri reel olarak azalır.

Yetkililer enflasyon oranından sanki hava durumunu tahmin eder gibi bahsediyor. Enflasyon oranı nasıl düşürülür? Enflasyon oranını düşürmek için milyonlarca insanın fiyatlandırma davranışını etkilemek, bunun için de beklentilerini, hesaplarını etkilemek gerekir. Enflasyon oranını düşürmeğe yönelik politika paketlerine istikrar programı denir. Geçmişte birçok ülkede istikrar programları uygulandı. Şimdilerde iktidar sözcülerinin veya muhalefet sözcülerinin istikrar programı sözünü telaffuz ettiğini duyan var mı?

* Bu yazı İKEP merkezi bülteni Paydos’un Ocak 2023 tarihli 11. sayısında yayınlanmıştır.

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir