Merhaba

Sevim Kaçmaz

Partimizin 7. olağanüstü Kongresini yaptıktan sonra, partinin her kademesinde üzerime düşen görevi bir sıra neferi anlayışıyla yaptığım gibi, bu defa da Genel Başkanlık görevini üstlenmiş bulunarak bu sıfatla hepinize merhaba diyorum.

Yapılan genel seçimlerin ardından muhalif kesimdeki moral bozukluğu, halktaki muhalefet partilerine duyulan kırgınlık ve güvensizlik bize gösterdi ki daha fazla birarada durmalı ve partimizin sınıf siyasetindeki ısrarına sahip çıkmalıyız.

Yine seçimlerde gördük ki mevcut partilere yamanma siyaseti ittifaklara genellikle zarar verdiği gibi savundukları politikalardan da birçok konuda ödün vermelerine sebep oldu. Ayrıca yine mevcut iktidarın muhalefeti dizayn etme, onları hizaya sokma girişimleri de karşılığını buldu. Burada bize düşen görev, yıllardır savunduğumuz işçi emekçi odaklı sınıf siyasetini işçi sınıfının kendi öz gücüne dayanarak ısrarla savunmaya devam etmektir.

Partimiz bir patron partisi olmadığından ve devletten tek kuruş almadığı için elbette ki mevcut düzen partilerindeki olanaklar bizde yok. Ama bu bizim moralimizi bozmamalı. Biz parti olarak sınıf siyasetindeki
kararlılığımızı sürdürmeli ve birlikte hareket edebileceğimiz işçi sınıfının çıkarını savunan her kesimle ortak hareket edebilmeliyiz. Çünkü yine gördük ki düzen partilerinde her türlü dalavere çevrilmekte, kişisel
menfaatler uğruna iktidarla gizli kapaklı pazarlıklar yapılmakta ve bunlar açığa çıktığında da bırakın hesap vermeyi sözüm ona hakkını savundukları halka bir açıklama bile yapmayacak kadar kendilerine oy veren tabanı yok saymaktadırlar. Bu partiler elbette ki oylarını yoksul halktan ve işçi sınıfından almaktalar ancak işçilerin haklarını savunamazlar. Neden savunamazlar; çünkü patronlarla iyi geçinmek zorundadırlar, çünkü sermayelerini patronlardan almaktadırlar.

Dolayısıyla biz kime güveneceğiz arkadaşlar; biz işçi sınıfının çıkarını kendi çıkarı bilen partimize güveneceğiz. Bu anlayışla partimizde bulunan ve birlikte mücadele ettiğimiz yoldaşlarımıza güveneceğiz. İşçileri ve yoksul halkı kendi oy makinesi sayan siyasi partilere teslim etmemek, kendi partilerinde örgütlü mücadeleye katmak için her zamankinden daha fazla
çalışmamız gereken bir dönemdeyiz. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, yine birleştirici ve yapay ayrımlardan arınmış sınıf mücadelesini sürdürerek ve her eğilimden işçileri partimize katarak yolumuza devam etmeliyiz.

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir