Fransa İşçi Partisi’nin Bildirisi: Macron, Fransız sömürge düzenini dayatmak istiyor Yeter! Kanak halkının kendi geleceğini tayin etme hakkı vardır!

Parti des Travailleurs (Fransa İşçi Partisi-PT) Kanak halkına, işçilerine, gençlerine ve Yeni Kaledonya’daki sömürge devleti tarafından baskı altında tutulan herkese tam desteğini ve dayanışmasını sunar.

Tüm dünya halkları gibi, Kanak halkının da kendi kaderini tayin etme, kendi tercih ettikleri kurumları kurma ve kendi doğal kaynaklarının ve topraklarının tam mülkiyetine sahip olma hakkı vardır.

Kanaky’deki durumdan tamamen Fransız hükümeti sorumludur.

Kanak halkına ve takımadanın işçilerine tam egemenlik hakkını tanımayan Macron-Attal hükümetidir. Bu hakkı engellemek için eyleme geçenler silahlı kolonyalist milisler olmuştur.

Sömürge anayasa reformu tasarısını zorla geçirmeye karar veren Macron-Attal hükümeti idi. Sokağa çıkma yasaklarını ve olağanüstü hali ilan eden, bölgeye 2.700 jandarma gönderen de bu hükümetti. Buradaki askeri üslerini korumayı, nikel kaynaklarının emperyalist yağmasını ve bölgesel sulardaki askeri ve ekonomik pozisyonlarını sürdürmeyi amaçlayan da bu hükümettir.

Kanak halkı, gençleri ve Kanaky’nin işçi sınıfı bunu tümüyle reddetmektedir.

Fransız işçileri de Macron’un işçi haklarına karşı yürüttüğü savaşın hedefindedir. Dünyanın dört bir yanındaki insanlar da Fransa’nın silah sevkiyatlarının hedefindedir (İsrail’de, Ukrayna’da ve diğer yerlere).

Macron ve onun olağanüstü hal altında dayattığı ‘diyalog misyonuna’ hiçbir şekilde güvenimiz yok!

Kanak ve Sömürülen İşçiler Sendikası (USTKE) konfederal büro üyesi Rock Haocas, 10 Mayıs’ta İşçilerin Kürsüsü gazetemize şu açıklamayı yapmıştı: “Macron “demokrasi” adına ‘yerel kurumların Fransız hükümetinin emrinde olmasını…’ istiyor. Ama sömürgecilik bağlamında nasıl bir demokrasi olabilir?

Göstermemiz gereken tutum dayanışmadır! İşçi Partisi, “bizim” hükümetimize karşı sürdürülen bu mücadelede dayanışmasını ifade eder. Bu hükümet Fransa’nın çoğunluğu işçi olan halkının değil, zenginlerin, sömürgecilerin ve Fransız kapitalistlerinin hükümetidir.

İşçi Partisi’nin talepleri şunlardır:

  • Sömürge anayasa tasarısı geri çekilsin;
  • Olağanüstü hal kaldırılsın;
  • Siyasi tutuklular serbest bırakılsın;
  • Fransız birlikleri geri çekilsin;
  • Kanak halkının kendi geleceğini belirleme hakkı kabul edilsin.

Fransız işçi ve demokratik hareketinin, birlik içinde, Kanak halkının sömürge kontrolünden kurtulma hakkını savunması acil bir ihtiyaçtır.

Montreuil, 21 Mayıs 2024

Yeni Kaledonya Malenezya ada öbeği içerisinde, Büyük Okyanus’un güneybatısında yer alan, Fransa’ya bağlı, Fransa Denizaşırı Bölgeler Topluluğu üyesi bir bölge olarak özel bir statü taşıyan bir adadır. Başkenti Nouméa’dır. Avustralya’nın kuzeydoğusunda, Yeni Zelanda’nın ise kuzeyinde yer alan bölge, toplamda 18.576 km² yüzölçümüne sahiptir. Yeni Kalendonya’nın en büyük adası konumunda olan Grande Terr sahip olduğu 16.372 km² yüzölçümü ile bölgenin neredeyse tamamını oluşturmaktadır. Bu adanın haricinde Belep Adası, Chesterfield Adaları, Pins Adası ve Sadakat Adaları da Yeni Kaledonya sınırları içerisinde kalmaktadır.

Not: Fransa İşçi Partisi Yeni Kaledonya’nın sömürgeleştirilmesi sürecinden bir kesiti yansıtan 1972 tarihli bir Fransız hükümeti yazışmasından parçaları yayınladı. Aşağıda aktarıyoruz:

Yeni Kaledonya: Uzun zaman önce tasarlanmış bir kolonyalist “çoğunluk”

Gündeme getirilen Anayasa taslağı, Yeni Kaledonya’da seçmen kitlesinin “dondurulmasının kaldırılmasını” öngörüyor. Bu düzenlemeyle, Kanaklar kendi ülkelerinde azınlık haline gelecekler.

19 Temmuz 1972’de de Gaulle’cü Başbakan Pierre Messmer, Fransa Denizaşırı Departmanlar ve Topraklar Devlet Sekreteri’ne yazdığı bir mektupta Fransız sömürge projesini açıklıyordu. Bu mektuptan alıntıları aşağıda yayımlıyoruz:

“Bir yerleşim kolonisi olarak Yeni Kaledonya her ne kadar, çok ırklı bir birleşim haline gelmeye mahkum olsa da, gelişmiş bir ülkenin vatandaşlarının göç etmesine olanak tanıyabileceği dünyadaki son bağımsız olmayan tropikal bölge muhtemelen burasıdır.

Bu nedenle, ilave bir Fransızca konuşulan ülke yaratma fırsatını değerlendirmeliyiz. Bir dünya savaşı durumu dışında, Yeni Kaledonya’daki Fransız varlığıtehdit edebilecek tek şey yerli halklardan gelen milliyetçi talepler olabilecektir (…)

“Anakaradan veya denizaşırı bölgelerden gelen Fransız vatandaşlarının kitlesel göçü, kısa ve orta vadede bu tehlikenin önüne geçmeyi mümkün kılacaktır (…) Uzun vadede, yerlilerin milliyetçi talepleri, ancak Pasifik’ten gelmeyen toplulukların nüfusun çoğunluğunu oluşturması durumunda önlenecektir. Kadın ve çocukların sistematik göçü olmadan uzun vadeli hiçbir demografik etki elde edilemeyeceği açıktır.

“Yerli olmayan nüfustaki cinsiyet dengesizliğini dengelemek için, muhtemelen özel şirketlerdeki kimi işlerin göçmenler için ayrılması tavsiye edilmelidir. Kadınlar tarafından yapılabilecek her türlü işin kadınlar için ayrılması uygulanacak en ideal ilke olacaktır (sekreterlik, ticaret, daktilo).

“İdare bunu bir yasaya gerek olmaksızın sağlayabilir. Koşullar, Kaledonya’nın yirmi yıl içinde küçük bir Fransız bölgesi olarak refah içinde olması için uygundur (…) Süveyş’in doğusundaki Fransız varlığını sürdürmek için bu girişimin başarılı olması gereklidir. Bu başarı ise, diğer koşulların yanında, tarihte birçok başarısızlıktan sonra nihayet bir denizaşırı yerleşim operasyonu gerçekleştirme yeteneğimize bağlı olacaktır.”

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir