Bir İŞÇİ İTTİFAKI İçin İleri!

Kapitalistler, Sovyetler Birliği yıkılınca daha iyi bir dünyaya uyanacağımız bağırtıları ile yeri göğü inleteli 30 yıldan fazla oldu. Bırakın dünyanın daha iyi olmasını, insanlık her sabah yeni bir felaketle uyanıyor. Sürekli artan ekonomik krize ve yoksulluğa, en temel gıda maddelerinin yokluğu ekleniyor. Açlık artık şehirlerin duvarlarına çarpıyor. Sokaklarda yoksullar ölüme terkediliyor. Dünyanın farklı bölgelerinde silahlı çatışmalar, savaşlar artarken, kapitalistler savaştan ve yeniden inşadan kar elde etmenin peşindeler. 

Kar hırsıyla tahrip edilen gezegen, doğal felaketler ve yeni salgın hastalıklarla isyan ediyor. Salgınlarda milyonlar ölüme terkediliyor.  Büyüyen ilaç sektörü, özel hastaneler hallerinden memnun, bizler ise öfkeliyiz. Öfkeli emekçiler, yoksullar, fakir köylüler, özgürlük isteyen kadınlar, gençler yeniden sokaklardalar. “Yaşlı kıta” Avrupa muazzam grev dalgalarıyla sarsılıyor. İsyanlar bir ülkede bitmeden diğerinde başlıyor. Kapitalist merkezlerde yeniden hortlayan otoriter rejimler ise yeniden kapitalistlerin gözdesi.

Türkiye’de de durum her gün daha kötü hale geliyor. 2016’daki darbe girişimi ve hemen ardından 2017’de gerçekleştirilen şaibeli referandumun ardından, Türkiye’de tüm yetkilerin Saray’da toplandığı bir otoriter rejim kuruldu. Bu Saray rejiminin altında ülke ekonomi krizden krize sürüklenirken, patronların keyfi yerinde… İşçiler ise örgütsüz ve güvencesiz koşullarda çalışmaya mahkûm edilmiş durumdalar.

Enflasyon ve hayat pahalılığı emekçileri her gün daha yoksullaştırıyor. İş kazalarında, kadın cinayetlerinde, doğal felaketlerde her gün canlarımızı kaybediyoruz. Yoksulluk ve felaketler artarken, saray rejimi altında ülkede adalet, eğitim, sağlık sistemleri tümüyle çökmüş durumda. İşçi sınıfı, yoksul köylüler, kadınlar, gençler bu karanlığa elbette mahkûm değil!

Mücadeleler Birleşmeli

Kardeşi kardeşe düşman eden bu rejimin mağdur ettiği kitleler ülkenin dört bir yanında mücadele ediyor. Kadınlar, çevreciler, ezilen haklar ve elbette işçiler isyan ediyorlar. Bu mücadeleler yayılmasa da rejime ve kapitalist yağmaya karşı direniş gösteriyorlar.

Emekçiler de işyerlerinde kötü çalışma koşullarına karşı mücadele ediyorlar. Çok kez patronlar bazen de sendika bürokratları tarafından bu mücadelelerin sesi bastırılıyor. Mücadeleler nitel bir birikim yaratmıyor ve her yeni iş yerinde nerdeyse yeni baştan başlıyor. Bu mücadeleleri birleştirecek, öz örgütlülüklerinin gelişmesine destek olacak, işçilerin seslerinin duyulmasını ve deneyimlerin aktarılmasını sağlayacak, bizzat işçilerin öznesi olduğu bir İŞÇİ İTTİFAKI’na ihtiyacımız var.

İşçi Sınıfı Kendi Seçeneğini Yaratmalı

Seçimlerin ardından yeni ve zorlu bir mücadele bizleri bekliyor. İşçi sınıfı önümüzdeki dönemin bu mücadelelerinde kendi siyasi tarafını oluşturmalıdır. Hükümetin politikalarından kopan emekçileri, sınıf mücadelesinin içerisinde tutacak bir birliğe ihtiyacımız var. Sol siyasetin dışında kalmış geniş emekçi yığınlara ulaşacak bir ortak zemine ihtiyacımız var. Önümüzdeki zorlu sınıf mücadelesi döneminde ancak İŞÇİ İTTİFAKI, kapitalizme karşı sermayeden ve sendikal bürokrasiden bağımsız ve aynı zamanda kitlesel bir sınıf mücadelesinin önünü açabilir.  

İşçi sınıfımızın tarihsel ilkeleri ışığında en acil sorunlar etrafında örgütlenen birleşik ve çoğulcu bir işçi sınıfı cephesi için görev başına!

İttifak’ın İlkeleri

  • Patronların değil işçi sınıfının siyasi zeminidir. Burjuvazinin sözde ilerici kanatları dâhil, her türlü sınıf işbirliğini reddeder.
  • İşçi sınıfının meclislerini, sendikalarını, iş yeri komitelerini ve öz örgütlerini destekler.
  • İşçi sınıfının, emekçi halkın, kadınların, gençlerin, ezilen halkların, göçmenlerin sömürüye ve baskılara karşı taleplerini sahiplenir. Bu hakları mecliste, iş yerinde, sokakta savunur.
  • Farklı işçi sınıfı eğilimlerinin çoğulcu şekilde varlığını sürdürmesini garanti ederken, ülke çapında bir işçi sınıfı alternatifi yaratmak için örgütlenir.
  • Sekterliği reddeder, politik örgütlerin yanı sıra, her kesimden işçilere, bağımsız aydın, sendikacı ve sanatçılara kapılarını açar.
  • İşçi sınıfının direniş, grev ve işgallerini destekler; mücadeleleri birleştirmeyi ve bunları kalıcı meclisler haline getirmeyi hedefler.
  • İşçilerin denetiminde kamulaştırmaları savunur.
  • Parasız ve bilimsel eğitimi, ücretsiz sağlık hizmetini savunur.
  • Barınmanın bir hak olduğunu savunur. Boş evlerin evi olmayan emekçi halka, gençlere dağıtılması için mücadele eder.
  • Ekolojik çöküşün, pandemi ve çevre felaketlerinin kapitalizmin bir sonucu olduğunu vurgular.  Ekolojik çöküşü durdurmak için mücadele eder.
  • Kürt halkının ve tüm ezilen ulusların hak ve eşitlik mücadelesiyle dayanışma gösterir. Rejimin baskılarına karşı tüm ezilen kesimleri savunur ve işçi sınıfının tüm ulus, din ve mezhepten unsurlarını birlikte mücadele etmeye çağırır.
  • İşçi sınıfının, emekçi halkın, kadınların, gençlerin, ezilen halkların, göçmenlerin, cinsel yönelimi nedeniyle ayrımcılığa uğrayanların sömürüye ve baskılara karşı mücadelesinin yanında yer alır. Bu hakları iş yerinde, sokakta ve mevcut olduğu her alanda savunur.
  • Türkiye’de gerçek bir tehlike haline gelen ırkçı faşist çetelere karşı emekçilerin harekete geçirilmesi için mücadele eder.
  • Emperyalist blokların hepsine karşıdır. Emperyalist bir savaş örgütü olan NATO’nun lağvedilmesini savunur. Başta Ortadoğu olmak üzere, tüm savaş bölgelerinde barışı ve ezilen halkların kurtuluşunu savunur.
  • Enternasyonalisttir, işçi sınıfının uluslararası birliği için mücadele eder.
Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir